umut - ayşe kulin

Çok satan “Veda” nın devamı 1 Aralık’ta çıkıyor!..
Osmanlı’nın gözdesi Bosna bir imza ile elden çıkarken,Kulin ailesi Bosna’dan İstanbul’a göç ediyor, çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat sürgüne gidiyordu.Sabahat ile Aram’ın aşkı ise tehcir olaylarının acısına yenik düşmeyecekti.Yeni bir cumhuriyet, yeni bir şehir ve yeni bir yuva kurulurken hayat hep akan bir suydu Sitare, Muhittin ve herkes için…Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ardından Umut geliyor. Umut “Hayat Akan Bir Sudur”‘da Kulin, Veda ile başladığı Osmanlı ailelerinin yaşamına, bu kez de Cumhuriyetin yeni kurulmakta olduğu sancılı yıllarda tanıklık ediyor. Akıp gitmekte olan günlük hayat derinden değişmekte, bu değişim aşklara, dostluklara, aile ilişkilerine, her şeye yansımaktadır.Ayşe Kulin, bir kez daha okurlarına ellerinden bırakamayacakları, okuyup bitirdikten sonra anılarına katacakları bir armağan sunuyor.

Ayşe Kulin Hakkında:

Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.

Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayınlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü’nü kazandı.

1986′da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği’nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü’ni kazandı.

1996 yılında Münir Nureddin Selçuk’un yaşam öyküsünün anlatıldığıBir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü’nü, bir yıl sonra aynı adı taşıyan kitabı Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazandı.

1997′de yayınlanan Adı Aylin adlı biyografik romanı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi.

1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999′da Iletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olanSevdalinka ve 2000′de yine bir biyografik roman olan Füreyya yayınlandı.Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı 2007 yılında Star Tv ekranlarında dizi olarak yayınlanmaya başlandı.

2001 yılında yayınlanan Köprü isimli romanı ile Doğu illerimizde yaşanan dramın kökenleri ve Cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı.

Ayşe Kulin 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile ikinci dünya savaşı sırasında yüzlerce Yahudi’yi soykırımda kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor.

Kaynak: tr.wikipedia.org

1 Comment »

İçinizdeki Öküze Oha Deyin

Kişisel Gelişim Kitapları tersinden bir Kuran gibi!
Kuran’ı tersten okuyan her insan bu kitaplardan yazabilir!
Şeytan, Kişisel Gelişimi kullanarak damarlarımıza sızıyor.
Bu kitaplar “Şeytanın İlmihal Kitapları” olmaya başladı.

Çok satan, çok okunan ve tartışılan “Yılgın Türkler’in Antimodernist yazarı BÜLENT AKYÜREK’ten bir kavga kitabı daha! AKYÜREK, bu kitabında Kişisel Gelişim Kitaplarının şeytana, kapitalizme hizmet ettiğini ve Kişisel Gelişim Kitaplarının bir nevi Satanist, Kapitalist kuşatması olduğunu ayet ayet Kuran-ı Kerim ile karşılaştırarak ispatlıyor. Ayrıca yazarın bu eseri, Neo-tasavvuf olma özelliğiyle de bir ilk…
İnsanın nefsini kışkırtan Kişisel Gelişim, hepimizi bir tüketim nesnesi haline getiriyor. Dinimizde “Kazanmak” ya da Kaybetmek” değil “Sevap” veya “Günah” vardır! Öyleyse başarıya endeksli bu kitaplar niçin çok satıyor anlamış değilim, din elden gitti mi yoksa?

Bülent Akyürek Hakkında:

Bülent Akyürek seksenli yıllarda tek başına çıkardığı anarşist dergilerle edebiyat çevresine girdi ve on yedi yaşından itibaren romanları yayınlandı. Biri sağcı, öteki solcu iki yaşlı akrabası ölünce iki çatı katı dolusu kitapları çocuk yaşta tarafsız okumuştu. Zaten o yıllar terör yılları olduğundan siyasete karşı kin beslemiş olacak ki yeni kuşağı konuşmaları ve yazılarıyla siyasetten uzak tutmaya çalıştı. Hiç bir zaman ideolojik bir görüş, kurum, kuruluş, dernek tabelasının altından geçmedi. asla oy kullanmadı. Doğuştan karaciğer hastasıydı ve on yaşında dalağı ameliyatla çıkarıldı. On senedir almanya’ya çalışmaya gidip izini kaybettiren babasından haber alınamıyordu, mahalle terziliği yapan annesinin büyük gayretleriyle zor da olsa çocukluğunu atlatmış oldu. Bu dönemin büyük kısmı çeşitli akrabalarındaki sığıntı odalarında geçti. Babası yurda döndükten sonra da rahat durmadı. Alkol huzursuzlukları, kumar ailenin bir ferdi olmuştu. Babasının kumar tutkusu Bülent Akyürek’in bilincine kaybetme korkusunu günden güne derinlemesine kazıdı. “kaybetmemek için kazanmamak gerekir” diyor İtin biri adlı romanında. cinnetim cennetimdir, yağmur getiren fırtına, zamanın efendisi romanları başta olmak üzere bütün kitaplarında baba hegomanyadır ve yağmalayıcı güç olarak tanrı tarafından yeryüzüne indirilir. Devleti ve babayı aynı kefeye koyan düşünce sisteminin temelleri yaşayamadığı çocukluğunda atılmıştır. Babasına karşı annesini korudukça zayıftan yana bir tavrın askeri olacağını bilmiyordu. Babasını elinden alan Almanya, onu bir canavar olarak tekrar Türkiye’ye göndermişti. bu yüzden batıyı da hiç sevmedi. Düzensiz aile yaşantısı okul hayatını hep yaraladı. Liseyi bitirebilmek mucizeydi ve lise bitmeden kitapları yayınlanmaya başlamıştı.

8 Comments »

Son Ada

Son Ada

Livaneli’den alegorik ve sarsıcı bir roman…
Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.

Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkan’ın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır…
Livaneli Son Ada’da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.

1 Comment »