May
14
Bu kitap çoktan mazide kalmış olan bir İstanbul\’da yaşamış olan iki efsanevi Yahudi tüccarın hayatlarını anlatmakta. Her ikisi de Aşkenaz Musevisi olan Georg Mayer ve Simon Brod bugün ancak hatıra kitaplarında okuduğumuz bir İstanbul atmosferinde yaşadılar. Georg Mayer İstanbul\’da büyük mağazacılık geleneğini başlatan birkaç müesseseden biriydi. Simon Brod ise Sultanhamam tekstil piyasasının önde gelen tüccarlarındandı. Brod aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye\’den transit geçerek Filistin\’e gitmek isteyen Yahudi mültecilerin yardımına koşan ve aynı mülteciler tarafından adı minnetle anılan efsanevi bir isimdi. Birçok yazılı ve sözlü kaynaktan istifade edilerek hazırlanan bu çalışma sayesinde çoktan tarihe gömülmüş sıra dışı iki insan gözlerimizin önünde canlanmakta.
This book recounts the tale of Georg Mayer and Simon Brod, two legendary Jewish businessmen who lived and worked in Istanbul in the first half of the twentieth century, in a world that has long since vanished in all but memory. Both men were Ashkenazi Jews operating within a largely Sephardic cultural sphere. Mayer was the founder of one of several pioneers in bringing the department store to Istanbul (and, by extension, to Turkey). For his part, Brod was one of the leading \’Sultanhamam\’ textile merchants, but apart from this he is remembered among the Jewish population as the person who, during the Second World War, devoted his own energies and resources to assisting Jewish refugees fleeing Nazi Europe for Palestine. By tracking down a great number of otherwise overlooked written and oral sources the author has succeeded not only in rescuing these men\’s stories from oblivion, but in the process has also brought to life for us both the central characters and the era in which they lived.
May
26

Bu araştırmanın incelediği dönem elliüç yıl… Yani yarım asırdan biraz fazla bir dönem.. DP’yi ikidara getiren tarihi 14 Mayıs 1950 seçimleriyle başlayan ve 15 Kasım 2003 tarihinde İstanbul’daki iki sinagoga karşı düzenlenen intihar saldırıları ile sona eren bir dönem “CHP’nin Tek Parti dönemindeki otoriter ve ayrımcı siyasetinden bezmiş olan ve 14 Mayıs 1950 seçiminin sonucunu, II Meşrutiyet’in ilanında azınlıkların gösterdikleri heyecan ve sevince benzer bir şekilde karşılayan Türk Yahudileri bu tarihten elli üç yıl sonra ise bu kere sinagogları hedef alan intihar saldırıları karşısında derin bir üzüntü ve öfke hissedeceklerdi.”
Peki bu iki tarih arasında yer alan elliüç yol zarfında Türk Yahudi toplumu ne tür meseleler ile karşı karşıya kaldı? Bunlar ile nasıl mücadele etmeye çalıştı? Mücadele edebildi mi? Edebildiyse ne netice elde etti? Altmışlı ve yetmişli yolların çalkantılı ve buhranlı havasında devrimci sol, milliyetçi ve İslamcı eylemciler ve basın Türk Yahudilerine karşı nasıl davrandı? “Türkiye’de huzurlu yaşamak” için kamusal alanda görünmez olmayı ve siyasetten uzak kalmayı felsefe edinmiş olan bir toplumun liderleri nasıl oldu da “Ermeni soykırımı meselesi” vesilesiyle uluslararası diplomasinin birer aktörü ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin örnek vatandaşları” haline geldiler? Bu araştırma yerli ve yabancı kaynakları derinlemesine araştırarak bütün bu suallere cevap getirmekte.
Rıfat N Bali hakkında:
1948 yılında İstanbul’da doğdu. Saint Benoit Fransız Lisesi ve Sorbonne Üniversitesi teoloji bölümünden mezun oldu. Başta Tarih ve Toplum, Toplumsal Tarih, Birikim ve Virgül olmak üzere çeşitli dergilerde makaleleri yayınlandı. Birçok derleme ve ansiklopediye yazılarıyla katkıda bulundu. Birçok kitabı yayına hazırladı. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Rıfat N Bali Kitapları:
Türkiye Yahudileri üzerine birçok kitabı vardır. Bazıları:
1. Tarz-ı Hayat’tan Life Style’a Yeni Seçkinler, Yeni Mekânlar, Yeni Yaşamlar
Read the rest of this entry »