Yedinci ve en tesirli bıçak darbesi ensesine gelir boynu sağa doğru bükülmüştür. Dervişler yere kapanmasını bekleye dursun. Şems Hz. Peygamberin şu hadisini sesi boğuk mırıldanır: “Allah ‘a kavuşmayı isteyeni Allah da sever” Dervişlerden birisi sırtına tekmeyi vurur. Yüzüstü taş zemine kapanır, dudağı patlamış, dişleri zemine dökülmüştür Siyah feracesi kanlar içinde bordoya dönmüştür. Saçlarından tutarak kafasını kaldıran dervişin niyeti Şemsin başını gövdesinden ayırmaktır… Read the rest of this entry »

1 Comment »

Mecâlis-i Seb‛a, adından da anlaşıldığı gibi yedi konuşmadan oluşur. Mecâlis\’te yer alan konuşmalar, büyük bir olasılıkla Hüsâmeddin Çelebi ya da Sultan Veled tarafından konuşma anında yazıya aktarılmış ve daha sonra bu müsvedde gözden geçirilmiş ve esere son şekli verilmiştir. Bu son şeklin kimin tarafından verildiği de kesin değildir. Eserde Sultan Veled\’e ait şiirlerin yer alması düzenlemenin Sultan Veled tarafından yapılmış olabileceğini düşündürtmektedir. Ayrıca eserin yazılı şeklinin Mevlânâ\’nın onayından geçmiş olması muhtemeldir.

Her meclis Arapça bir hutbeyle başlar. Hutbede Allah\’a hamd, O\’nun kudret ve yüceliğinin zikri, Hz. Peygamber\’e salât ve selam ile onun sahabelerine selam yer alır. Hutbeyi nispeten daha edebî cümlelerden oluşan dua ve yakarış (münâcât) bölümü izler ve duanın ardından bir hadisin şerhi etrafında gelişen asıl vaaza geçilir. Vaazda seçilen hadisin işaret ettiği hususlar, kimi ayet, hadis ve şiirlerle desteklenerek anlatılır. Zaman zaman da hikâyelerle konu pekiştirilir. Her meclis, Allah\’a hamd ve Peygamber ve ashabına selam ile bitirilir.

Meclislerde Mevlânâ\’nın kendi şiirlerinden başka, Senâî-yi Gaznevî, Attâr-ı Nîşâbûrî, Nizâmî-yi Gencevî, Cemâleddin-i İsfehânî, Sultan Veled ve Mes‛ûdî-yi Gaznevî\’nin şiirlerinden alıntılar yapılmıştır.

No Comments »