Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas ‘ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas ‘la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürütüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas ‘ın saçlarında, Elmas ‘ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu… Read the rest of this entry »

No Comments »

Balkan Harbi, İttihat ve Terakki diktatoryası, Babıâlî Baskını, suikastlar, Birinci Dünya Harbi, dağılan koca bir imparatorluk, Mondros Mütarekesi ve Anadolu ‘da başlatılan Millî Mücadele… İnanlımız bir hızla cereyan eden ve millet olarak kaderimizi derinden etkileyen bu trajik olaylar ve büyük acılar ortasında, yeni edebî iddialar ve kırık dökük şiirlerle Paris ‘ten henüz dönmüş Üsküplü genç bir şairin kendini gerçekleştirme çabası… Bozgunda Fetih Rüyas ‘nda, şair ve fikir adamı olarak kişiliği yakın tarihimizin bu en zor yılında, 1912-1922 yılları arasında belirginleşen Yahya Kemal ‘in hayatı ve şiir dünyasının oluşumu Açık Deniz şiiri ekseninde bir roman gibi kurgulanarak anlatılıyor.

No Comments »

Aynı ırktan, kim bilir belki de aynı soydan geliyorlardı. Aynı yaşlarda, aynı boylardaydılar. Aynı kadını sevmişlerdi. Ataları aynı tanrıya ayrı yollardan ulaşmak istedikleri için, biri Boşnak diğeri Hırvat\’tı. Bunu kendileri seçmemişlerdi, savaşmayı ve kaderlerini de seçmedikleri gibi. Ve ambulanstaki çocuğu kurtarmanın dışında, beklentileri yoktu yarın için.

Yarınlar, kurşun, havan topu ve bombaydı, kandı. Ama her ikisi de farkına bile varmadan ‘daha güzel günleri\’ bekliyorlardı. İnsanlar, değişik inançlarla ve hırslarıyla ne kadar karıştırırlarsa karıştırsınlar, kana, acıya, şiddete bulaştırsınlar, bu muhteşem dünyayı, yaşam bir umuttu sonuçta. Hiç bitmeyen bir umuttu.

Dünya tarihinin en acımasız soykırımlarından Bosna\’da, bir kadın gazetecinin hayatla hesaplaşması…

No Comments »

Birden çocuklardan biri bağırdı
“Şuraya bakın, iki kuş öpüşüyorlar!”
Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasını dönerek, aşağıda cıvıldayıp duran çocuklara baktı.
“Hanginiz söyledi bunu?” diye seslendi. Sıska bir oğlan öne çıktı.
“Ben!” dedi.
“Kuş mu gördün orada?”
“Evet.”
Füreya üşenmedi, indi iskeleden. Çocuğu yanına çağırdı.
“Kuşu nerede gördüğünü göster bakayım.”Çocuk birkaç adım geriledi. Füreya takip etti çocuğu. Eliyle işaret etti oğlan.“Nah orada. İşte kuşlar gaga gagaya vermiş öpüşüyorlar.”Dondu kaldı Füreya. Hiç tasarlamadığı halde, çocuğun işaret ettiği yerde masalsı iki kuş kafası beliriyordu. Tıpkı öpüşür gibiydiler. Haklıydı çocuk.
Cumhuriyet Türkiyesi\’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral\’ın hayat hikâyesi Füreya, aynı zamanda bir dönem romanı.

No Comments »

Çalışma modelini değiştirmek, hızlı yaşamanın baskısı, aile problemleri, yaşam döngüsündeki değişimler ve hatta sağlık bozuklukları, en pozitif olanlarımızı bile şaşkınlığa uğratır.

Peki değişimlerle karşılaştığımızda bununla nasıl başa çıkacağız? Herkesin isteğini yerine getirme baskısına nasıl karşı koyacağız? Kendimizi başarısız ve yetersiz hissettiğimizde, bunun getirdiği suçluluk duygusunun üstesinden nasıl geleceğiz? Daha iyi odaklanmayı nasıl öğreneceğiz? Ve daha da önemlisi, etrafımızdaki her şey acımasız ve sert görünürken veya bir şeylerden memnun olmak için neredeyse hiç zamanımız yokken, yaşamdan zevk almayı nasıl öğreneceğiz?

Bu kitap, işler zorlaştığı anlarda bile daha pozitif olmak ve pozitif kalmak isteyen herkes için pratik bir kişisel gelişim rehberidir.

No Comments »

Yaşamımız boyunca edinmiş olduğumuz davranış kalıplarımızı değiştirmek istediğimiz zaman, yeni davranışları yaşamımızın bir parçası haline gelmesini sağlamamız gerekiyor. Psikologlar, bir davranışı değiştirmek ve yeni davranışı alışkanlık haline getirebilmek için, kazanmak istediğimiz yeni davranışa 28 gün odaklanmak gerektiğini söyler. Özellikle düşünceler ve davranışların kök salmış olması durumunda bu süreç daha da uzun sürebilir.

Bir şeyi çok arzuluyor olabiliriz, ancak bu arzuyu enerjimiz ve bilincimizle desteklemezsek hedefimizde ilerleyecek yola giremeyiz.

Kuantum düşüncesinin Çekim ve Gerçeklik kanunlarına göre yaşadıklarımız; kişisel titreşimimiz tarafından belirlenir. Düşüncelerimiz, davranışlarımız ve duygularımız konusundaki farkındalığımızı arttırarak yaşam enerjimizin yönü konusunda daha bilinçli kararlar verebiliriz. Gündelik davranışlarımızdaki ufak bir değişim dahi büyük sonuçlar doğurabilir.

Bu kitabın amacı, aralıksız titreşen, zihnimizdeki her şeyi gerçekleştirmemiz konusunda bize destek olan bir yaşam gücünü ortaya çıkarmamıza yardımcı olmaktır. Gündelik enerjimiz, güvenli, huzurlu ve iyimser titreşimler yaydığında yaşam gücümüz karşı konulamaz bir hâl alır ve Evren, kişisel, profesyonel ve duygusal planlarımıza karşılık vermeye başlar. Dolayısıyla, gerçekleştirmek istediğimiz şey her ne olursa olsun, bu kitapta önerilen gündelik niyetler, yaşam enerjinizi o şeye yönlendirmemizi sağlayacaktır.

No Comments »