Koca Sinan, Halit Refiğ’in 1978 yılında kaleme aldığı, ancak teknik ve bürokratik imkânsızlıklar nedeniyle gerçekleşmemiş bir filim tasarımı.

Dergâh Yayınları tarafından kitaplaştırılan çalışmada kendini devletine ve dinine adamış, iş ahlâkını düstur edinmiş Mimarbaşı Sinan Ağa; on altıncı yüzyılın toplumsal, siyasal ve ekonomik yapısı içinde karşımıza çıkıyor. Koca Sinan ile birlikte bir İmparatorluğun yapısı, işleyişi, anlayış farklarını da izleyeceksiniz. Göz alıcı ayrıntıları ve titizliğiyle sürükleyici bir metin..

Halit Refiğ hakkında:

1934’te İzmir’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Şişli Terakki Lisesinde tamamladı. Robert Kolej Mühendislik Bölümü’nde okudu. Okul bittikten sonra askerliğini yedek subay olarak Kore’de yaptı. Bu sırada amatörce 8mm filmler çekti.

1956′da, Nijat Özön ile birlikte yayınladıkları “Sinema”, “Kim” isimli dergilerde, “Yeni Sabah” ve “Akşam” gazetelerinde sinema eleştirileri yazdı. Atıf Yılmaz’ın “Yaşamak Hakkımdır” isimli filmin asistanlığını yaparak sinema alanındaki ilk çalışmasını gerçekleştirdi…
Read the rest of this entry »

No Comments »

Kemal Atatürk veya bizim O’nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok duygulandım. Türkiye’yi modernleştirme yolunda Atatürk’ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. ‘Onun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda bir etki yaratıyordu. O. Doğuda modern çağın yapıcılarından biridir. O’nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam ediyorum.
-Cavaharlal Nehru (Hindistan Başbakanı)

Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. Biz Pakistan’da O’nu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. O, yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla O’na çevirmişlerdir.
-Eyüp Han (Pakistan Devlet Başkanı)

Tarihte, çok az kimse halkına ve vatanına Atatürk kadar faydalı olmuştur. El ele, gönül gönüle güzel yurdumuzda, barış ve anlayış içinde, sağa sola sapmadan Atatürk’ün yolunda yürüyelim.
-Şnork Kalustyan (Türkiye Ermenileri Patriği)


Ahmet Köklügiller hakkında:

1936 yılında, Adana’da doğdu. Balıkesir Necati Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi.Öğretmen olarak Tarsus’a atandı. Daha sonra İstanbul’da çalıştı. 1957 yılından başlayarak dergilerde yazılarını yayımladı. Özellikle Varlık, Milliyet Çocuk, Türk Dili dergilerinde ve çeşitli günlük gazetelerde değerlendirme ve tanıtım yazıları yayımlandı. Okullar için birçok yardımcı ve kaynak kitap hazırladı. Yapıtları arasında; Açıklamalarıyla Atasözlerimiz (1979), Atatürk İlkeleri (1981), Çocuklara fıkralar (1981) bulunmakta.

No Comments »

Devlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti’nin bir beylikten
Orta-Doğu ve Balkanlar’ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor.

İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi’ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal–ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.

Geç Selçuklu döneminden I. Ahmed’in saltanatının başlangıç yıllarına uzanan üç yüzyıllık süreye dair araştırmalarını elden geçirerek bütünleştirdiği bu cilt, Osmanlı Devleti’nin bir parçası olduğu Avrupa Devletler Sistemi’nin girdiği büyük ekonomik bunalımla sonlanıyor.

Halil İnalcık hakkında:

Halil İnalcık 1916′da İstanbul’da doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF’nin ilk öğrencilerinden oldu. Yakınçağ Bölümü’nde, doktorasını da tamamladıktan sonra, öğretim üyesi oldu. 1972′de Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü’ne Osmanlı tarihi konusunda dersler vermek üzere davet edildi. 1993′te Bilkent Üniversitesi’nden davet alıncaya dek Chicago Üniversitesi’nde görevini sürdürdü. Bu yıllar içinde başta Harvard olmak üzere dünyanın belli başlı üniversitelerinde Osmanlı tarihi seminerleri düzenledi, Osmanlı tarihi alanında önde gelen pek çok akademisyenin hocası oldu. 1973′teki The Ottoman Empire – The Classical Age (1300-1600) (Osmanlı İmparatorluğu – klasik dönem) kitabından başlayarak uluslararası yayınevlerinden pek çok kitabı yayımlandı. Yurt içinde ve yurt dışında fahri doktora, ödül ve nişanlar aldı. Çalışmalarını Bilkent Üniversitesi’nde sürdürmektedir. Arşivini bağışladığı Bilkent Üniversitesi bünyesindeki Halil İnalcık Center for Ottoman Studies (HICOS; Halil İnalcık Osmanlı çalışmaları merkezi) 2008′de açılmıştır.

No Comments »

Ferruh Bozbeyli’nin Pazarcık’tan İstanbul Hukuk Fakültesine, oradan genç bir avukat olarak Yassıada’ya, ardından Ankara’da siyasete ve TBMM başkanlığına uzanan hayat hikayesi demokrasi tarihinin yaralı yıllarının da izlerini taşıyor kuşkusuz. Darbeleri, muhtıraları gördü. Türkiye’nin en genç Meclis başkanı seçildi. On altı senelik siyasi hayatında ‘demokrasi̵nin savunucusu oldu.

İhtilalden demokrasiye Türk siyasî tarihini, İhsan Dağı ve MFatih Uğur’un sorularına Bozbeyli’nin verdiği cevaplarla, bir kez daha tahlil etme şansını yakalıyoruz…

No Comments »

29 Ocak 2009, Türkiye saatiyle 21.00 suları… Bütün dünya canlı yayınlarla İsviçre’nin Davos şehrinde yapılan 39. Dünya Ekonomik Forumu’nun Gazze oturumuna kilitlendi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Mun, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan…

Perez; vicdan sahibi her insanı çileden çıkararak “Katil!” haykırışına yol açacak bir konuşma yaptı. İnsanlığın vicdanına savaş açtı. Sözü kesilmeden, 25 dakika…Ve tarihî an gelip çattı. ‘One minute!’ dedi, Tayyip Erdoğan, ‘One minute!..’ 72 milyon, bütün insanlık adına konuşmaya başladı… Dış politikamızda uzun yıllardır görülmemiş bir tavır sergiledi.

Davos Zirvesi’nin yapıldığı günler, Türkiye genelinde yerel seçimlerin yaklaşmakta olduğu bir dönemdi. Davos’ta yaşananlar, seçim için propaganda malzemesi olamayacak kadar önemli ve anlamlıydı. Bundan dolayı, Şubat ayında hazırlanan bu kitabın, seçimlerden sonra yayımlanmasını uygun gördük. Türk ve dünya basınında, olayla ilgili yer alan coşkulu tepkileri bir araya getirerek tarihî bir belge olarak okuyucunun istifadesine sunmayı amaçladık.

Kitap, Başbakan Erdoğan’ın ‘One Minute’ diyerek Perez’in sözlerine cevap verdiği ânın, film kareleri eşliğinde, kelimesi kelimesine aktarıldığı dört sayfalık bir bölümle başlıyor. Takip eden sayfalarda, Erdoğan ‘One Minute!’ demeden önce yapılan konuşmaların metinlerini içeren bir bölüm var. ‘Tarihî Karşılama’ bölümünde Erdoğan’ın Davos Zirvesi dönüşü, Atatürk

Havaalanında nasıl karşılandığı ve yaptığı konuşmayı konu alan gazete haberlerinden bir derleme var. ‘Dünyadan Yankılar’, ‘Karşı Çıkanlar Yok mu?’, ‘Türkiye Medyasından’, ‘Düşünce ve Sanat Ortamından’ adlı bölümler, olayın yankılarını ayrıntılarıyla belgeliyor.
Davos’ta yaşanan tarihî bir an, mesele insani değerlerle ilgili, duyarlılık partiler üstüydü. Türkiye’nin bu çıkışını, dünya ve Türk insanının tepkileriyle belgeleyen bu kitabı yayınlarken yayıncı olarak bir sorumluluğu yerine getirdiğimize inanıyoruz.

No Comments »

Sakıncalı Gazeteci , Emin Çölaşan

Çölaşan, Aydın Doğan-Ertuğrul Özkök ikilisi tarafından Hürriyet’ten kovulduktan sonra neler yaşadı? Bay Patron’un Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi kitabına açtığı dava, mahkeme tarafından nasıl, hangi gerekçeyle reddedildi? Patronun adamı ve tanığı Ertuğrul mahkemede nasıl dağıttı? “Sakıncalı Gazeteci” Emin Çölaşan medyada hangi baskılara muhatap oldu? Habertürk gazetesi olayı başlamadan nasıl bitti? ART’deki program nasıl, kimlerin baskısı, korkusu ve kaprisleriyle kaldırıldı?

Emin Çölaşan hakkında:

14 Mart 1942 yılında Ankara’da doğdu. Atatürk döneminin Adalet Bakanlarından Refik Şevket İnce’nin torunu, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün ilk müdürlerinden Prof. Dr. Ümran Çölaşan’ın oğludur. Ortaokul ve liseyi TED Ankara Koleji’nde okudu. 1965′ de ODTÜ Idari Bilimler Fakültesi’ nden mezun oldu. Daha sonra sırasıyla Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve PETKİM’ de çalıştı.

1972 ve 1974 yıllarında İcen Börtücene ile beraber hazırladığı araştırma çalışmalarıyla Milliyet gazetesinin düzenlediği Ali Naci Karacan Yazı Yarışması’nda üst üste iki yıl birincilik ödülünü kazandı. 1977 yılında Milliyet Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı. 1985 yılında Hürriyet Gazetesi’ne geçti, 1989′da bu gazetede köşe yazarı oldu. Yazılarında yolsuzlukları ve Cumhuriyet’in temel ilkelerini hedef alanları konu eden Çölaşan’ın, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazarlığına 14 Ağustos 2007 tarihinde son verildi.Şu anda Sözcü gazetesinde Hürriyet’te yazdığı eski yazılarına yer verilmekte ayrıca bu gazetede haftalık güncel yazılar yazmaktadır.
Read the rest of this entry »

No Comments »